ÖDEV ARŞİVİ
Sayın Ziyaretçimiz;
Ödev Veya Konu Anlatımları Kategorilerini Görebilmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir...
Ödev Arşivimizi Sadece Üyelerimiz Görebilir
ÖDEV ARŞİVİ

Özgür Arşiv
 
AnasayfaTakvimGaleriSSSAramaKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Sağlıklı ve Uzun Yaşayabilmenin Sırları

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Serkan_Baskan
ViP Üye
ViP Üye
avatar

Mesaj Sayısı : 94
Paylaşımcı Puanı : 185
Kayıt tarihi : 19/04/09

MesajKonu: Sağlıklı ve Uzun Yaşayabilmenin Sırları   Paz Nis. 19, 2009 5:08 pm

Sağlıklı ve Uzun Yaşayabilmenin Sırları

MISIR Kraliçesi Kleopatra, güzelleşmek için çeşitli iksirlerden medet umardı. Saç dökülmesine karşı ateşte kurutulmuş fındık faresi, dövülmüş at dişi ve ayı yağından elde edilen özel bir karışımı başına sürerdi. Roma İmparatoru Neron'un ikinci eşi Popaea ise gençliğini ve güzelliğini korumak için her gün eşek sütüyle banyo yapardı.

Gerçi Popaea'nın bu iksiri tutmadı. Neron bir süre sonra genç kadını 50 eşekle baba evine yolladı ama o günden bu yana insanoğlunun sağlıklı ve güzel kalma merakı hiç azalmadı, aksine katlanarak çoğaldı. 20'inci yüzyıl sağlık yüzyılı oldu. Tehlikeli mikroplara, öldürücü hastalıklara karşı ilaçlar ve aşılar bulundu.

21'inci yüzyılın arifesinde insanlar sağlıklı ve fit kalabilmek için kırışıklardan ve fazla kilolardan kurtulabilmek için güzellik salonlarına, estetik cerrahlarına, kozmetik üreticilerine, fitnes salonlarına milyarlarca dolar akıtmaya başladı. Sağlıklı yaşam furyası milyarlarca dolarlık pazar oluşturdu.

Sadece Almanya'da her yıl insanlar spor salonlarında ter atıp, form tutmak için 4 milyar mark harcıyor, yani yaklaşık 1 katrilyon lira. Almanların sağlık harcamaları için harcadıkları para ise 550 milyar mark (135 katrilyon lira).

Piyasaya her gıdanın diyetinin çıktığı yetmediği gibi, bu defa üreticiler hastalıklara karşı koruyan vitamin ve kalsiyum takviyeli gıdalarla müşterilerinin karşısında. Şimdi ise hedef, hem yılda yüzbinlerce can alan hastalıklarla mücadele etmek, hem de insanoğluna fazla yıpranmadan, sağlıklı ve uzun bir ömür sunmanın yollarını bulmak. Alman Der Spiegel Dergisi son sayısında sağlıklı, güzel ve uzun yaşama uğruna yapılan son araştırmalara ve gelişmelere yer verdi.

Yaşlılık hastalığının tedavisi

ABD'nin California eyaletinin Palm Springs kentinde bir doktor, parası olan herkese hormon-kokteyli ile gençlik vaad ediyor. Edmund Chein'in iddiasına göre bu hormon takviyesi hem gençleştiriyor hem de cinsel performansı artırıyor.

Palmiye ağaçları ve yemyeşil çimlerle çevrili ‘Palm Springs Life Extension Institute’te amaç, paralı yaşlıların ömrünü uzatmak. 50 yaşındaki doktor Edmund Chein, hormon takviyesiyle yaşlılara ebedi gençlik vaadinde bulunuyor. ‘Yaşlılık bir hastalıktır’ diyen Chein, ‘Gelecekte insanların 130 yaşına kadar yaşayacaklarına inanıyorum’ diyor.

Chein'in yaşlılarda denediği metoda ‘Total Hormone Replacement Therapy’ deniyor. Merkezde hastalara aralarında HGH büyüme hormonu da bulunan dokuz hormondan elde edilen kokteyl takviye ediliyor. Böylece yaşlanma sürecinin yavaşlatılması amaçlanıyor.

Chein şimdiye kadar genç kalabilmeleri için 2700 kişiye hormon takviyesinde bulunmuş. Bunlardan en genci ise 29 yaşındaymış. Bu terapiyi uygulamak için de ayda 1000 doları gözden çıkarmak gerekiyor. Hormon terapisi sırasında günde iki kez kalçadan iğne yapılıyor. Hasta ayrıca günde 5 kez arasında Melotonin'in de bulunduğu hormon hapları alıyor. Erkeklik hormonu testosteron ise jel halinde vücuda sürülüyor. Ayrıca vücuda vitamin ve mineral takviyesi yapılıyor.

Hormon takviyesiyle cilt gerginleşmeye, saçlar gürleşmeye başlıyor, göğüs kasları dirileşiyor. ‘Hastalarıma tıpkı otomobile bakan teknisyen gibi bakıyorum’ diyen Chein, burada hastalara gerekli takviyelerin yapıldığını söylüyor.

Ancak Chein'in hormon kokteyli eleştiri de almıyor değil. Çünkü hormon takviyesi hastalıklara zemin hazırlayabilir. Büyüme hormonu takviyesi kanser riskini artırabildiği gibi östrojen takviyesi kadınlarda meme kanseri riskini ve testosteron fazlası da erkeklerde prostat kanseri riskini çoğaltabiliyor.

Viagra alışkanlıkları değiştiriyor

GEÇEN yıl ilaç devi Pfizer tarafından piyasaya sürülen iktidarsızlık hapı Viagra'ya ilgi hálá sürüyor. Sadece Almanya'da 400 bin hastaya toplam 3.8 milyon adet Viagra satıldı. Milyonlarca erkek mavi renkli hap sayesinde yatak odasındaki eski gücüne kavuştu.

Seks alışkanlıklarını takip eden Amerikan Kinsey-Enstitüsü'nün Başkanı John Bancroft, cinsel iktidarsızlığa karşı geliştirilen Viagra ilacının yatak odasındaki alışkanlıkları değiştirdiği gibi yeni sorunlara da neden olabileceğini söylüyor.

İnsanların genelde aşk ve sevgiyle birbirlerine bağlandıklarını, ilk başta seksten büyük zevk aldıklarını zamanla da ilişki sayısının azaldığına işaret eden Bancroft, ‘Erkeklerdeki ereksiyon sorununda eşlerinin de payı vardır. Belki bu erkeğin kadına davranışı ya da kadının beklentileriyle ilgilidir. Viagra ile ilişkiyi yeniden düzenlemeye kalkınca kriz yaşanabilir. Yıllarca sulhtan sonra adam birdenbire erekte olmuş halde kadınla yatmaya kalkınca kadının tepkisi; Aman Tanrım yine mi! olabilir.’

Nasıl beslenelim?

İNSAN ömrü boyunca 3 öküz ve yüzlerce tavuk da dahil olmak üzere kendi ağırlığının 1400 misli gıda tüketiyor. Yıllarca sağlıklı beslenme konusunda çeşitli öneriler gündeme getirildi. Bugün yapılan araştırmalar ise bu tavsiyelerin fazla güvenilir olmadığını gösteriyor.

Lifli gıdalar: Meyve, sebze, kepekli ekmek ve tahıl müslisi gibi lifli gıdaların sindirim sistemi kanserlerini engellendiği söylendi. Yeni bir araştırma bunun tam tersini ortaya koyuyor.

Tereyağ mı margarin mi? Yeni bir araştırmaya göre mutfaklarda tereyağın yerini alan margarin kalp krizi riskini artırıyor. Margarin ayrıca kanser hastalıkları ve depresyon riskini de körüklüyor.

Yağsız beslenme: Yağsız beslenme tavsiyeleri ABD'de şişmanlar ordusu yarattı. Çünkü insanlar açlık hissini bastırmak için kek ve pasta gibi karbonhidrat ağırlıklı besinlere yöneldiler.

Ayçiçek yağı: Ayçiçek yağındaki doymamış yağ asitleri, DNA'da kansere neden olabilecek değişikliklere yol açabiliyor.

Tuzlu mu tuzsuz mu?: Yemeklerdeki tuz oranını azaltmak kalp ve dolaşım sistemi hastalıklarından ölme riskini azaltmıyor, aksine çoğaltılıyor.

C Vitaminine dikkat: Yıllarda damar sertliği, enfeksiyon ve kansere karşı C Vitamini tavsiye edildi. Ancak aşırı dozda C Vitamini almak (günde 100 mg fazla) kanser riskini artırıyor. C Vitamini'nin önde gelen propagandacılarından Nobel ödüllü Amerikalı bilimadamı Linus Pauling, prostat kanserinden öldü.

Spor yaparken fazla hızlı hareket etmeyin

KALP krizi, beyin kanaması, sırt ağrısı, şeker ya da kemik erimesi. Çoğunun kökeninde hemen hemen aynı sorunlar yatıyor. Yanlış beslenme ve stres. En önemlisi de hareketsizlik! Ancak Köln Spor Akademisi'nin sağlık uzmanlarından Doç Dieter Lagerstorm, insanların form tutmak için egzersiz yaparken ‘çok hızlı hareket ettiklerine’ dikkat çekerek şu tavsiyelerde bulunuyor:

Yavaş bir tempo tutturun: Hareket edildiğinde damar sertleşmesi, beyin kanaması ve kalp krizine karşı koruyucu vazife gören iyi kolesterol HDL seviyesi artıyor, kötü kolesterol ise düşüyor. Ancak vücuttaki bu mekanizmanın işlemesi için hareketin belli bir seviyede devam etmesi gerekiyor. Hareket biraz hızlandığında ise egzersizin olumlu etkisi kalkıyor.

Yürüyüş ve jogging: Yapılan egzersizin yavaş, uzun soluklu ve düzenli olması gerekiyor. Uzun yürüyüşler, doğa yürüyüşleri, günde en az bir saat bisiklete binmek, yüzmek ya da golf oynamak Doç Lagerstorm'un tavsiyeleri arasında.

Bağışıklığı güçlendiriyor:

Düzenli spor, eklemleri güçlendiriyor, bağışıklık sistemini harekete geçiriyor ve kemik erimesine karşı koruyor. Arada sırada tempoyu artırmanın da bir faydası var. İleriki yaşlarda şeker hastalığına yakalanma riskini azaltıyor.

İhtiyacınızı belirleyin:

Her insanın form tutmak için ihtiyaç duyduğu spor tarzı ayrıdır. Bunun için kendi ihtiyacınızı kendiniz belirleyin. Ancak bilinçsiz
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Sağlıklı ve Uzun Yaşayabilmenin Sırları
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
ÖDEV ARŞİVİ :: Ödev ve Konu Anlatımı Kategorileri :: Biyoloji-
Buraya geçin: